Fransa’nın kuzeydoğusundaki Langres şehrinde bulunan Maison des Lumières Denis Diderot (Aydınlanma Evi Müzesi), 20 Ekim 2025 gecesi gerçekleşen gizemli bir hırsızlıkla gündeme geldi. Müze görevlileri sabah işe geldiklerinde zorlanmış kapılar ve kırılmış vitrinlerle karşılaştı.

İlk incelemelere göre, müzenin numizmatik koleksiyonunda yer alan yaklaşık 1.633 gümüş ve 319 altın madeni para kayboldu. Paraların, 1790–1840 yılları arasında basılmış nadir parçalar olduğu ve koleksiyonun toplam değerinin 90 bin Euro civarında olduğu belirtildi.
Planlı ve Hedefe Yönelik Soygun
Fransız basınındaki bilgilere göre, hırsızlar yalnızca belirli bölümlerdeki paraları alarak diğer eserleri yerinde bıraktı. Bu durum, olayın rastgele değil, profesyonelce planlanmış bir hırsızlık olduğunu düşündürüyor.
Güvenlik kameralarının olay anında devre dışı bırakıldığı, giriş kapısının da özel bir aparatla açıldığı tespit edildi. Yetkililer, müzede görevli olmayan kişiler arasında ön bilgiye sahip biri olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.
Art Arda İki Müze Soygunu
Bu olay, geçtiğimiz hafta Louvre Müzesi’nde yaşanan milyonlarca dolarlık mücevher hırsızlığının hemen ardından gerçekleşti. İki soygunun kısa süre arayla yaşanması, Fransa’daki müze güvenliği konusunda ciddi soru işaretleri doğurdu.
Kültür Bakanlığı, hırsızlıkla ilgili soruşturmanın sürdüğünü, Interpol ve yerel polis birimlerinin iş birliği yaptığını açıkladı.
“Kültürel Mirasımıza Vurulan Darbe”
Langres Belediye Başkanı, olay sonrası yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Bu yalnızca bir hırsızlık değil, kültürel mirasımıza vurulan bir darbedir. Diderot’un adını taşıyan bu müze, Aydınlanma düşüncesinin sembolüdür. Suçluların en kısa sürede yakalanması için tüm kaynaklarımızı seferber ettik.”
Müze, güvenlik incelemeleri tamamlanana kadar geçici olarak ziyarete kapatıldı.
Uluslararası Endişe
Soygun, yalnızca Fransa içinde değil, Avrupa genelinde de yankı uyandırdı. Uzmanlar, ardı ardına yaşanan bu olayların koleksiyon güvenliği ve sigorta politikalarını yeniden gözden geçirmeye neden olabileceğini belirtiyor.
Sanat tarihçileri, çalınan paraların tarihi değerinin maddi boyutun çok ötesinde olduğunu, bunların “Aydınlanma dönemine ışık tutan belgeler” niteliği taşıdığını vurguladı.









