Temiz Hava Hakkı Platformu’nun yayımladığı “Kara Rapor 2025”e göre, 2024 yılı itibarıyla Türkiye genelinde hava kalitesi son derece endişe verici seviyelere ulaştı. Raporda öne çıkan bazı kritik bulgular şöyle:
-
2024 yılında hava kirliliği kaynaklı erken ölümler 62 bin 644’e kadar çıktı.
-
Hava kirliliğinin ülke ekonomisine yıllık faturası yaklaşık 138 milyar dolar olarak hesaplandı.
-
Rapor, Türkiye’de hiçbir ilin yıllık ortalama hava kalitesinin, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) önerdiği “temiz hava” sınır değerlerine ulaşamadığını ortaya koyuyor.
En Kirli İller: Iğdır, Erzincan, Kütahya
Rapora göre hava kalitesi açısından en olumsuz tablo bu üç ilde gözlemlendi:
-
Iğdır
-
Erzincan
-
Kütahya
Bu illerde, özellikle partikül madde (PM2.5) kirleticilerinin yoğunluğu, sağlık risklerini artıran başlıca etken olarak görülüyor.
Sorunlar ve Kaynaklar
Rapor, hava kirliliğini tetikleyen başlıca faktörleri şu şekilde sıralıyor:
-
Isınma kaynakları ve yakıt kalitesi: Kömür, odun gibi katı yakıtların kullanımı, özellikle kış aylarında partikül madde yükünü ciddi biçimde artırıyor.
-
Sanayi tesisleri ve termik santraller: Endüstriyel faaliyetlerin yoğun olduğu bölgelerde emisyon kontrolünün yetersizliği önemli bir yük oluşturuyor.
-
Trafik emisyonları: Araç sayısının yüksekliğine bağlı olarak egzoz kaynaklı partikül kirliliği baskın hale geliyor.
-
Meteorolojik ve coğrafi koşullar: Durgun hava koşulları ve sıcaklık inversiyonları, kirleticilerin yayılımını engelleyerek havada birikmesine neden olabiliyor.
Sağlık ve Toplumsal Etkiler
Temiz Hava Raporu’nun dikkat çektiği sağlık boyutları da oldukça çarpıcı:
-
Hava kirliliği; KOAH, kalp-damar hastalıkları, inme, akciğer kanseri ve diğer solunum yolları hastalıklarıyla doğrudan ilişkilendiriliyor. Erzincan Net+1
-
Uzun süreli PM2.5 maruziyeti, beyin sağlığı ve demans riskini de artırabiliyor. Erzincan Net
-
Erken ölümlerle bağlantılı sağlık maliyetleri, iş gücü kayıpları ve hastalık yükü, ekonomik verimliliği olumsuz etkiliyor.
Ne Yapılmalı?
Rapor, hava kirliliğini kontrol altına almak için acil adımlar atılması gerektiğini vurguluyor:
-
Yasal sınır değerlerin belirlenmesi ve uygulanması: Özellikle PM2.5 için geçerli ve denetlenebilir sınırlar oluşturulmalı.
-
Isınma sistemlerinin modernize edilmesi: Katı yakıt kullanımının azaltılması, daha temiz yakıtlar ve ısı verimliliği yüksek sistemlerin teşvik edilmesi.
-
Sanayi emisyon kontrolü: Filtre sistemlerinin yaygınlaştırılması, emisyon izleme altyapısının güçlendirilmesi.
-
Kent içi ulaşım ve trafik düzenlemeleri: Toplu taşıma sistemlerinin yaygınlaştırılması, araç yenileme teşvikleri, düşük emisyon bölgeleri yaratılması.
-
Halka bilgi verme ve izleme sistemlerinin şeffaflığı: Hava kalitesi ölçümleri sürekli ve güncel paylaşılmalı, halk bilinçlendirilmeli.